Perşembe, Ocak 28th, 2010
from your favorite sky
nefret mi kıskançlık mı bu duygunun adı bilemiyorum.
tek bildiğim geçmediği.
bekle dedi gitti
ben beklemedim, o da gelmedi…
ölüm gibi bir sey oldu
ama kimse ölmedi…
Ö.A
Ben onca yağan, yağmış olan kara rağmen kartopu oynamadım; ayıp ettim.
Ya bana ayıp edenler,
Son zamanlarda ne tarafa dönsem, bi şeyler beni rahatsız eder oldu.
Hiç sekmeden.
Galiba gerçekten, gitmenin tam vakti.
Yoruldum. Sustum.
özledimm ya!
buraya yazmayı, hükümdarı, prensesi olmayı, yerlere düşecek kadar sarhoş olmayı, biri yanıma yaklaşırken heyecan ölücekmişçesine heyecanlanmayı, bi şeylerin, birilerinin hesapsızca hatta belki umarsızca beni çok ama çok mutlu etmesini, kendimi bi şeylerin içinde kaybedercesine konsantre olmayı, tüm gün yatarak bi kitaba kitlenmeyi, bebek kokusunu, ev ruhunu, kurabiye yapmayı, sonunda tatil olan yollara çıkmayı, bahçemizi [...]
bi yere bakıyorum..
uçsuz bi deniz ya da yeşilliğinde kaybolduğum bi orman.
bi balkondan sanki.
hava ılık, ellerim soğuk; her zamankinden.
bi battaniyem var.
sabahın en dingin saati.
sessiz, huzurlu, sade ve gene de binbir renk ve de çok melodik.
yanımda kim, kimler var bilmiyorum.
hemen yanımda olmasalar da biraz sonra içerden gelebileceğini hissettiğim birileri.
kesinlikle yalnız değil yani=)..
yalnız yemek bile yenmez ki.
bi de [...]
menemen, beyaz peynir, siyah zeytin,çay ve kızarmış ekmek.
acayip istiyorum.
sanırım evimi özledim ben, bilemedim.
~~
bi de biri beni kahvaltıya götürsün.
yani;
lütfen.. =)
Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.
ya bu şarkının sanki hoşlandığın çocuk karşıdan geliyormuşçasına bi tınısı var. öyle garip bi his bırakıyor insanda=)